Her Listeye İnanmayın!
Uzmanlar, özellikle yaz
aylarının gelmesiyle birlikte her gün bir yenisi çıkan diyetlerin aslında
mucizeler yaratmadığını söylüyor.
Amerikan
Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Uzmanı Diyetisyen Tuğçe Aytulu, moda
diyetler hakkında tüm merak edilenleri anlatıyor.
Belki
her bahar geldiğinde diyete başlıyorsunuz. ”Yaza çok az kaldı” diyerek kış boyu
aldığınız kilolardan acilen kurtulmak istiyorsunuz. Bu sebeple arkadaşınızdan
duyduğunuz veya bir magazin dergisinde gördüğünüz “bir haftada 3 kilo verin”
diyetine başlıyor ama ilk hafta çok kilo verdikten sonra ikinci hafta bir türlü
kilo veremiyorsunuz. Peki, bu bir hafta uyguladığınız “mucize diyet” acaba
vücudunuza zarar vermiyor mu?
Kilo Verirken Hedefleriniz “Gerçekçi”
Olsun
Sağlıklı kiloda olmanın faydaları kesinlikle tartışılmaz. Ancak sağlıklı kiloya
ulaşmak için uygulanan yöntemler de mevcut sağlığın korunmasında çok önemli.
Aksi halde uygulanan yöntemler de fazla kilo kadar başka tehlikeli sonuçlar
ortaya çıkarabilir. Birçok moda diyet kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlama
vaadiyle ortaya atılıyor. Ancak bu diyetlerin ortak noktaları bilimsel bir
dayanaklarının olmayışı ve kilo kaybı sağlarken bu zayıflamanın büyük bir
kısmının vücudun kas dokusundan ve su kütlesinden olması. Oysaki bu kas
kütlesinin korunmasının sağlık açısından büyük önemi var. Ayrıca kilo
kontrolünde de rolü var. Vücutta kas kütlesinin iyi olması metabolik hızın daha
iyi olmasını sağlar. Bir başka deyişle kas kütlesi iyi olan kişilerin (kilo
vermeye engel herhangi bir sağlık problemleri yoksa) kilo vermeleri daha iyi
olur. Bu sebeple sağlıklı zayıflama diyetlerinde verilen kilonun çoğunun yağ
kütlesinden olması istenir. Ancak çok düşük kalorili, tek tip beslenmeye dayalı
şok diyetlerle veya mucize diyetlerle yağ kaybından çok kas kaybı olduğu
bilinmektedir. Bu durumda sağlıklı kilo verme ve moda diyetleri aynı cümle
içinde kullanmak pek mümkün değildir. Sağlıklı zayıflama yavaş ve kişisel
özelliklerimize uygun olmalıdır. Sağlık koşullarımıza ve yaşam şeklimize
paralel olarak planlanmalıdır.
Ve Bazı Moda Diyetler Hakkında
Bilmediğiniz Gerçekler
Lahana Çorbası Diyeti: Bol miktarda
lahananın çorba haline getirilip gün boyu tüketilmesi esasına dayanır veya
lahana suyu kullanılır. Aslında çok posalı bir sebze olan lahana bol miktarda
tüketildiğinde kısa süreliğine tokluk hissini arttırır. Ayrıca barsak
çalışmasını da arttırabildiği için kilo vermiş hissi yaratır. Oysaki bu sadece
su kaybına ve tek tip beslenmeye yol açan moda diyetlerden biridir.
Beverly Hills Diyeti: Aslında 80’li
yıllardan beri zaman zaman popüler olan sağlıksız tek tip diyetlerden biridir.
On gün boyunca sınırsızca sadece meyve yeme esasına dayanır. Bazı kan
değerlerinin bozulmasına, özellikle kan yağlarının yükselmesine sebep olabilir.
Diyabetik kişilerde kan şekerinin yükselmesine yol açabilir.
Yüksek Protein Diyeti: Et
ürünlerinin sınırsızca tüketilip ekmek, meyve, tahıllar gibi karbonhidrat
kaynaklarının yenmemesi esasına dayanır. Karbonhidratların kesilmesi kısa
sürede hızlı kilo kaybı sağlayabilir ancak kısa sürede verilen kiloların yağ
kaybı olmayacağı unutulmamalıdır. Ayrıca et ürünlerinin aşırı tüketilmesi
sonucu kan kolesterol düzeyleri yükselir. Tahılların kesilmesine bağlı olarak
da bazı vitaminlerde eksiklik olabilir.
Meyve Suyuyla Detoks Diyeti: Tüm
yiyeceklerin kesilerek birkaç gün süreyle taze meyve suları tüketerek
barsakların zararlı mikroorganizmalardan arınacağı düşünülür. Detoks sağlıklı
bir vücudun kendi kendine yapabildiği bir mekanizmadır. Sağlıklı beslenmenin
tüm ilkeleri zaten bunun için yardımcıdır. Oysa aç kalmak vücutta bazı zararlı
atıkların oluşmasını da tetikleyebilir. Ayrıca meyve sularının fazla
tüketilmesi trigliseritlerin yükselmesine sebep olabilir.
Amerikan
Hastanesi
Beslenme ve Diyet Bölümü
Uzman Diyetisyen Tuğçe Aytulu